DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

PROJE YÖNETİCİLERİNİN SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE HUKUKSAL SORUMLULUKLARI (I)

Dr. İbrahim Oğur
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ, İŞ HUKUKU UZMANI, EĞİTMEN, DANIŞMAN, BİLİRKİŞİ
24.06.2019
622
A+
A-

PROJE YÖNETİCİLERİNİN SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE HUKUKSAL SORUMLULUKLARI (I)

GİRİŞ :
İnşaat sektöründe; hizmet sunmada, bir yanda işveren konumundaki mühendisler–mimarlar, teknik müşavirler ve müteahhitler, diğer yanda bedensel ve zihinsel emeğini işe katan çalışanlar (ustalar, kalfalar, işçiler) vardır. Hizmetten yararlanma açısından da, kamu tüzel ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler bulunmaktadır.
Toplumsal yaşamı düzenleyen hukuk kurallarının içerisinde hem işveren ve çalışanlar arasındaki ilişkiler, hem de hizmeti sunan ve alanlar arasındaki ilişkileri yer almaktadır.
İşveren ve çalışanlar arasındaki çalışma koşullarıyla ilgili ilişkiler İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU, hizmeti sunanla alanlar arasındaki ilişkiler ise CEZA HUKUKU VE YÖNETİM hukuku kapsamına girmektedir.
Dolayısıyla hukuk taraflara;
 YÜKÜMLÜLÜK,
 SORUMLULUK ve
 Yaptırımlar Getirmiştir.
Buna bağlı olarak da Hukuka aykırı davranışlarda ortaya çıkan hukuksal sorumluluk;
 Cezai,
 Mali ve
 Yönetsel sorumlulukları doğurmaktadır.
Buradan hareketle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 4. maddesindeki “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılamaz” hükmünden yola çıkarak; inşaat sektöründe işveren konumunda olan her mühendis–mimar, teknik müşavir ve müteahhitler, inşaat sürecinde, inşat ile ilgili tüm ulusal ve uluslararası yönetsel düzenlemeleri bilmek, doğru uygulamak, kusursuz yerine getirmek ve kurallara uymak zorundadırlar. Bunların başında da 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı gelmektedir.
Bu makaleme ile , Yapı (inşaat) sektöründe görev alan ve Proje Müdürü – Şantiye Şefi Konumunda olan ( Mühendis, Mimar, Tekniker ) yöneticilerimize iş sağlığı ve iş güvenliği mevzuatımızda yer düzenlemeler çerçevesinde hatırlatmalar yapılması amaçlanmıştır.
Yine bu makale ile “İş sağlığı ve güvenliği mevzuatındaki hukuksal sorumlulukların; işverenler ve işçiler açısından yeterince açık olmaması ve eğitim eksikliği gibi nedenlerle yargı karşısında zor durumda kalan İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonellerinin, yargının takdiriyle hapis, adli ve idari para cezası gibi yaptırımlarla karşılaşmamaları için ” bir katkıda bulunmaya çalışılmaktadır.
Makalemizin kapsamını; inşaat sektöründeki mevzuatın hukuksal sorumluluk açısından incelenmesi oluşturmaktadır.
Makale hazırlık safhasında; 6331 Sayılı Yasa ve ilgili işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı ve bu konuda doktrin er araştırmalar, hukuksal sorumluluk açısından irdelenmiş, adlandırılıp, sınıflandırıldıktan sonra makalemiz ile ilişkilendirilmiştir.

I. HUKUKİ KAVRAMLAR

Hukuk Nedir:
Hukuk bir tanıma göre, kurallarının bir araya gelmesinden oluşmuş bir.
Bir başka tanıma göre ise, hukuk; toplumu düzenleyen ve kamu gücü ile desteklenen kuralların bütünü olarak kabul edilmektedir.
İş Hukuku Nedir:
Bir iş sözleşmesine dayanarak belirli bir ücret karşılığı, bir işverene bağlı olarak onun adına çalışan işçiler ile bu işçileri çalıştıran işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen uyulması zorunlu kurallar bütününe İş Hukuku denir.
İş Hukuku, İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisini düzenleyen hukuk dalıdır.
Diğer taraftan, İş hukuku;
 Bireysel iş hukuku ve
 Toplu iş hukuku olarak ikiye ayrılır.
Bireysel iş hukuku; işçi ile işveren arasında akdedilen iş sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ilişkiyi inceleyen Hukuk dalıdır.
Toplu iş hukuku; İşçi sendikası ile bir işveren veya bir işçi sendikasıyla bir işveren sendikası arasında, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt gibi çeşitli hukuki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.

II. HUKUKUMUZDA SORUMLULUK:

Hukukta sorumluluk;
 Siyasi sorumluluk,
 Cezai sorumluluk,
 Mali sorumluluk ve
 Medeni sorumluluk olarak dörde ayrılmıştır.
Siyasi sorumluluk daha çok yürütmenin yasamaya karşı sorumlu olmasını içerdiği için üzerinde durulmamıştır.
Konumuz İş Sağlığı ve Güvenliği olduğu için makalemizde üzerinde önemle durulacak hukuksal sorumluluk, İş Kazalarında ortaya çıkacak cezai sorumluluk olacaktır.

A. CEZAİ SORUMLULUK
Cezai sorumluluk İnsanların ceza hukukundan kaynaklanan sorumluluğudur. Cezai sorumluluğa kişinin suç işlemesi yol açar.
Cezai sorumluluğun yaptırımı (müeyyidesi); hapis cezası ve adli para cezasıdır. Cezai sorumluluk alanında yargılama adli yargı düzeninde bulunan ceza mahkemeleri ile iş mahkemeleri yetkilidir.
Cezai sorumluluk kişisel bir sorumluluktur bu nedenle ancak gerçek kişilerin cezai sorumluluğu bulunmaktadır.
Somut bir olayda bir insan davranışının suç oluşturması ve bundan dolayı bu davranışı yapan kişinin sorumlu tutulabilmesi için, “suçun unsurları” denen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bunlar; maddi ve manevi olarak ikiye ayrılmaktadır.
1. Maddi Unsurlar

a) Hareket: Bir kişinin bir suç işlediğinden bahsedebilmek ve bu kişinin her şeyden önce bir harekette bulunmuş olması gerekir.
b) Sonuç (Netice): Dış dünyadaki bir değişikliktir.
c) Nedensellik Bağı Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
Nedensellik bağı ile sonuç arasında sebep-sonuç ilişkisi olarak tanımlanabilir.
Bir kişinin ortaya çıkan zararlı bir sonuçtan sorumlu tutulabilmesi için söz konusu sonucun o kişinin hareketinden kaynaklanmış olması gerekir.
2. Manevi Unsurlar
insan hareketiyle sonuç arasında nedensellik bağı var (mevcut) olsa bile, Manevi unsusun söz konusu olabilmesi, Yapılan hareketin suç teşkil edebilmesi ve bunu yapan kişinin sorumlu tutulabilmesi için, bu hareketin, onu yapan kişi, (fail) tarafından iradi olarak, ( bilerek ve isteyerek ) yapılması gerekir.
a) İsnat Yeteneği: Bir failin bir fiilden sorumlu tutulabilmesi için her şeyden önce isnat yeteneğine (kusurlu bir şekilde hareket etmeye ehil) sahip olması gerekir. İsnat yeteneği; kişinin kendi hareketlerinin anlamını kavrayabilme ve bunları yapmayı isteme gücüne sahip olması demektir.

b) Kusurluluk: Kişinin fiili bilerek ve isteyerek yapmış olmasıdır. Bir kişinin kusurlu olması için kasıtlı ve taksirli olması gerekir.

c) Kast (TCK/21); suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

d) Taksir (TCK/22); dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen sonucu öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Fail uyması gereken davranış kurallarına uymak suretiyle önleyebileceği bir fiili, bu kuralları ihlal etmek suretiyle istemeyerek gerçekleştirmiş olmaktadır.

3. Ceza Sorumluluğunu Ortadan Kaldıran Haller
1. Kaza ve Tesadüf: Öngörülmesi ve Önlenmesi mümkün olmayan ama failin hareketi sebebiyle ortaya çıkan sonuçtur.
2. Mücbir Sebep: Öngörülmesi ve önlenmesi mümkün olmayan ve failin dışındaki sebeplerden kaynaklanan sonuçtur.
3. Cebir: Bir kimsenin bir başka kimse tarafından suç işlenmeye zorlanması demektir.
4. İkrah (Zorlama) ve Tehdit: Bir kişinin, halen var olan veya gelecekte gerçekleşecek bir zarardan kendisini veya bir başka kişiyi kurtarmak amacıyla, kendisinden istenilen suçu işlemesidir.
5. Meşru Müdafaa: Bir kimsenin ağır ve haksız bir saldırıya karşı kendisini veya bir başkasını korumak için gösterdiği zorunlu tepkidir.
6. Iztırar (Zorunluluk) Hali: Bir kimsenin bilerek sebebiyet vermediği bir tehlikeden kendisini veya bir başkasını kurtarmak için suç işlemek zorunda kalmasıdır.

B. MALİ SORUMLULUK
Hukuki sorumluluk da denen mali sorumluluk; bir kişinin diğer kişiye verdiği zararın, zarar verenin malvarlığına devlet aracılığıyla cebren el konularak tazmin edilmesi demektir.
C. MEDENİ SORUMLULUK
Özel hukuk alanında kişilerin mali sorumluluğudur. Bu sorumluluk, bir kişinin diğer kişiye özel hukuk alanında verdiği zararı gidermesi (borç ilişkisi) demektir.
Akdi medeni sorumluluk: Sözleşmeden doğan sorumluluk; iki tarafın bir hukuki sonucu elde etmek üzere iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun surette açıklamalarıdır.
Haksız fiil sorumluluğu: Haksız fiil, hukuka aykırı olan ve başkalarına zarar veren davranışlardır. Bu tür davranışlar sonucunda ortaya çıkan zararı, zarar veren kişi tazmin etmekle yükümlü olur.
İş Sağlığı: Çalışan işçilerin sağlıklarının korunması ve işyerindeki çalışma şartlarının işçinin güvenliğini tehlikeye atmaması
İş Güvenliği: İşverenlerin işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü olmasıdır.
Mevzuat: Anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname (KHK), uluslararası antlaşma, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşur
Uluslararası Metinlerde İşçi Sağlığı-İş Güvenliği ve Kurumsal Yapılanma
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB)
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23. maddesinde “Herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır. Herkesin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gereğinde başka toplumsal koruma yollarıyla desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma ya da sendikaya üye olma hakkı vardır” denilmektedir (Malatya Barosu, 2002, 14).
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4. maddesinde hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağı ve zorunlu çalışmaya tabi tutulamayacağı vurgulanmıştır.
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS)
Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”nin 32. maddesinde “Çocuk, sağlığı, eğitimi ve gelişmesi açısından tehlike teşkil eden işlere karşı korunma hakkına sahiptir. Devlet, işe kabul için asgari bir yaş sınırı tespit etmek ve çalışma koşullarını düzenlemek zorundadır (Resmi Gazete, 1995).
Avrupa Sosyal Şartı
“Güvenli ve Sağlıklı Çalışma Koşulları” başlığı altında; güvenlik ve sağlık alanında yasal düzenlemeler yapma ve gerektiğinde, iş güvenliği ve sağlığını geliştirmeyi amaçlayan önlemler konusunda çalışanların örgütlerine danışma yer almıştır (Alpar, 2003, 6).
International Labor Organisation [Uluslararası Çalışma Örgütü] (ILO)
155 sayılı Sözleşme “Bütün ekonomik faaliyet dallarında işçileri kapsayacak şekilde, ülke şartlarına uygun olmak şartıyla işçi sağlığı, iş güvenliği çalışma ortamı konularında bir politika oluşturulması ve denetimini öngörmektedir”. 161 sayılı Sözleşme “Tüm ekonomik faaliyet dallarında ve tüm işletmelerde çalışan işçiler için iş sağlığı hizmetlerini geliştirmeye yöneliktir”.
(DEVAM EDECEK)

Dr. İbrahim OĞUR
E. Baş İş Müfettişi
USİFED Başkan Yardımcısı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.