DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI UYGULAMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞ BİLDİRİMİ

26.06.2019
464
A+
A-

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI UYGULAMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞ BİLDİRİMİ

1. Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri” için hizmet standardı belirlenmesi OSGB’ ler için getirilmiş olan il sınırı kısıtlamasının kaldırılması,

Bankalar, mağazalar zinciri vb. çeşitli yerleşim birimlerinde şubeleri olan işyerleri merkezi bir İSG organizasyonu yapamamaktadır. Bunlar Bulunduğu il sınırları içindeki veya komşu ildeki bir “Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi” üzerinden hizmet almak zorundadır.

Ülkemizde etkinlik gösteren uluslararası firmalar kendi merkezi İSG uygulamalarını yapamazlar. Kimi uluslararası firmalar az sayıda personel ile değişik kentlerde şubeler açabilir. Bunlar da bulunduğu il sınırları içindeki veya komşu ildeki bir “Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi” üzerinden hizmet almak zorundadır.

Yine Alışveriş merkezleri… AVM diye bilinen bu işyerleri çok az personel çalıştıran çok sayıda işyerinden oluşmaktadır. Birlikte bir “Sağlık ve Güvenlik Birimi” kuramazlar. Her biri bağımsız olarak bulunduğu il sınırları içindeki veya komşu ildeki bir “Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi” üzerinden hizmet almak zorunda kalmaktadırlar. Bu nedenle OSGB Yapılanmalarına Standart getirilmeli ve İl sınırı kaldırılmalıdır. Bu daha kurumsal OSGB lerin oluşmasına yol açacak, daha etkin İSG Mücadelesinin verilmesini, İSG nen bir kültün haline dönüştürülmesini sağlayacaktır. (Eğitimlerin artması, Uzmanların iyi yetişmesi, alt yapı standartlarının oluşması vb. )

2. Uzmanlar için getirilmiş olan çalışma sürelerinin DENETİM ve
EĞİTİM olmak üzere iki ayrı başlık altında toplanarak çalışma saatlerin artırılması.

Uzmanlar için getirilmiş olan çalışma sürelerinin DENETİM ve EĞİTİM için ayrı ayrı belirlenmesi İSG Eğitimleri için Eğitmenlerde Pedagojik biçimlenme Aranması. İş kazalarının büyük oranda çalışanların güvensiz davranışlarından kaynaklandığı ve işyerinde sayısız risklerin mevcut olduğu düşünülürse, haftada birkaç saatlik danışmanlık hizmeti veren bir iş güvenliği uzmanının bunları nasıl tespit edeceği ve önleyeceği konusu bir soru işaretidir.

3. İSG Uzmanlarının işverene bağımlılığı kaldırılmalı, ücretlerine taban ve tavan getirilmeli, OSGB ‘ ler yarı resmi hüviyet kazandırılmalıdır.

Böyle bir durum, mesleki bağımsızlık ilkesini zedeleyeceği gibi iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimine verilen sınırlı yetkileri de işlevsiz kılacaktır. Özellikle iş güvenliği uzmanlığının işverenin kendisi tarafından üstlenilmesine ilişkin düzenlemenin; işyerindeki çalışan sayısı, belirli aralıklarla eğitime katılma zorunluluğu veya gerekli danışmanlık hizmeti almış olmak gibi somut bir sınırlamayı öngörmemesi nedeniyle işverenlerce “maliyet ve istihdamı” azaltmak amacıyla kötüye kullanılabilecek nitelikte olduğuna yönelik düşünceler de mevcuttur. Dolayısıyla Kanunun ilgili hükmü İSG hizmetlerine mesleki bağımsızlık içinde sürdürülebileceği nitelik kazandırılmalıdır.

4. OSGB Hizmetlerinin Kapsam Alanı Genişletilmeli,

İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili Hizmetlerin tümü OSGB Bünyesine alınmalı ( Danışmanlık, Denetim, Eğitim, Ölçüm, Sağlık, OHSAS Yönetim Sistemi Kurma, Mühendislik, Periyodik Kontrol Ölçüm, KKD Standart ‘ ı kontrol ve belgelendirme, İş Kazalarında Bilirkişilik, Dokümantasyon Hazırlama ve Satış Yetkisi, Risk Değerlendirme vb. ) Hizmetlerin her birimi için TÜRK-AK AKRDEDİSTASYON Şartı getirilmelidir. OSGB ‘ lere alt yapılarını kurmaları için Devlet Desteği verilmelidir.

5. UZMAN ve İŞYERİ HEKİMLERİNE Görev Güvencesi getirilmelidir.

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimine gerektiğinde yetki belgelerini askıya alacak kadar ağır bir sorumluluk yükleniyorsa, buna paralel güçlü bir koruma sağlayacak iş güvencesinin de öngörülmesi gerekir.

İş Kanunu’ndaki güvenceden farklı, mevzuatımızda sendika temsilcileri için sağlanan güvencenin benzeri bir düzenleme getirilmesi, özellikle işyeri çalışanlarından iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi olarak görev yapanların işverene karşı mesleki bağımsızlıklarının korunması ve işe yönelik motivasyonlarının sağlanması açısından önemlidir.

6. İSG KURULU Getirilmiş olan 50 işçi sınırı kaldırılmalıdır.

Özellikle iş kazalarının daha çok yaşandığı asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu işyerlerinde, her bir işverenin çalışan sayısının 50’den az fakat toplam çalışan sayısının 50’den fazla olması durumunda, her iki işveren tarafından İSG Kurulunun kurulmasını sağlayıcı düzenleme olumludur.

İşyerinin sanayiden sayılma koşulunun da kaldırılmış olması yine olumlu bir düzenlemedir.

Ancak İSG Kurullarının oluşumunda hala en az50 çalışan sınırının korunması kanunun amaçlarına ulaşmada sıkıntı yaratabile yaratmaktadır.

Nitekim küçük işyerlerinde, iş kazaları oranının yüksek ve İSG bilincinin zayıf olduğu bilinmektedir. Yeni düzenlemeyle getirilmiş OSGB Organizasyonunun devreye girmesi ile birlikte bu tür işyerlerinde İSG hizmetlerinin, maliyetler göz önüne alınarak, dışardan alındığı düşünülürse işyerinde böyle bir kurulun varlığı, İSG önlemlerinin tespiti, uygulanabilirliği ve sürekliliği açısından daha yararlı olacaktır.

Belirli saatlerde danışmanlık hizmeti veren İSG profesyonellerinin yanı sıra işyerinin devamlı çalışanlarından oluşturulmuş bir İSG Kurulu, bu alandaki önerilerin işyerinde uygulayıcısı ve takipçisi bir başka deyişle “iç denetim” mekanizması olarak görev yapacaktır.

Kaldı ki; iş sağlığı ve güvenliği kurullarının, gereken sağlık ve güvenlik bilincinin işyerinde (işletmede) oluşmasına, önemli katkıda bulunduğu ve söz konusu bilinç yaratılmadan, iş sağlığı ve güvenliği alanında ilerleme sağlanamayacağı hususları da, gözden uzak tutulmamalıdır. Zira “iş sağlığı ve güvenliği kurulları işyerinin bu konuda örgütlenmesinin en önemli unsurunu oluştururlar.

Diğer taraftan sürekli işyerinde olanların, çalışma ortamından ve çalışanların davranışlarından kaynaklanan riskleri yakalamaları, sınırlı süre ile dışardan gelen birine nazaran daha çok daha kolay olacaktır. Nitekim “…dışarıdan hizmet vermeye gelen iş güvenliği uzmanı ancak genel önleme yöntemleri konusunda bilgi verebilir. Günlük karşılaşılan riskler ancak, içeriden yönetildiğinde önlenebilir duruma gelir. İş kazalarının küçük işyerlerinde daha sık yaşandığı ve İSG’nin sağlanmasında kurulun önemli işlevler üstlenebileceği göz önüne alınırsa, her işyeri için değil ama çalışan sayısının 25 veya 30’un üzerinde olduğu işyerlerinden başlayarak kurul oluşturulmasını zorunlu tutmak daha doğru olacaktır.

Bu sayının altında çalışanı olan küçük işletmelerin de bir araya gelerek ortak iş sağlığı ve güvenliği kurullarını oluşturmalarını zorunlu kılan bir düzenleme yapılabilir. ÖRNEĞİN; İş merkezleri, sanayi siteleri, alışveriş merkezleri gibi özellikle aynı veya benzer işlerin yapıldığı işyerlerinde oluşturulacak ortak kurul, İSG alanında benzer sorunları yaşamaları ve benzer önlemlere gereksinim duymaları bakımından daha etkin bir çalışma düzeni ile daha işlevsel hale getirecektir.

7. İhtiyacın Karşılanması Amacıyla, İSG uzman Yapılanması
Genişletilmelidir.

İş güvenliği uzmanı olarak görev yapacak kişilerin hangi meslek gruplarından olması gerektiği Kanunda belirlenmiştir. Sadece belli meslek gruplarına, ilgili işkolunda bilgisinin olup olmadığı veya deneyimi bulunup bulunmadığı tamamen göz ardı edilerek, iş güvenliği uzmanı olma fırsatı verilirken bu alanda uzun yıllardır görev yapan diğer meslek grupları dışlanmıştır. Yasada bilahare yapılan düzenlemeler ile bu çerçeve genişletilmiş ise de hala bir çok meslek dalı dışarıdadır.

Örneğin; çalışma hayatının özünü oluşturan iş hukuku, İSG, sosyal güvenlik, sosyal politika, sendika, toplu pazarlık gibi konularda eğitim almış bir çalışma ekonomistinin iş güvenliği uzmanı olarak görev yapabilme hakkı yoktur. Oysa işyerine özgü risklerin belirlenmesi, ölçülmesi, derecelendirilmesi ve önlenmesi için gerekli olan çözüm yollarının bulunması belli bir bilgi ve deneyim birikimini gerektirmektedir.

Nitekim Uzun yıllar Çalışma Hayatının denetimde bulunmuş, olan İş Müfettişi, Sosyal Güvenlik Müfettişlerinin dahi İSG alanında hizmet üretmesine daha yakın zamanda imkân tanınmıştır. Bir dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesi içerisinde mevcut olan İş ve İş Güvenliği müfettişi ayırımı nedeniyle Kurul içeresinde ki kavganın bir sonucu olarak Teknik unvanlı İş Güvenliği Müfettişi olan kişilerin yönetim hegemonyası ile getirilmiş olan bu düzenleme nedeniyle uzunca bir süre İş Müfettişi unvanlı olan kişiler de İSG Uzmanlığı dışında tutulmuşlardır.
Bugün dünyada; İş güvenliği uzmanı olabilmek için herhangi bir meslek grubu sınırlaması yoktur. Bu görevi yürütecek olanların belli bir eğitim programını tamamlamış olmaları yeterlidir. İSGK’ nda da, iş güvenliği uzmanlığı daha esnek düzenlenerek hem belli meslek gruplarına hem de İSG alanında belli bir süre çalışmış, ilgili işkoluna yönelik deneyimi olan kişilere aynı fırsat tanınmalıdır.

Meslek grubunun esnekliğinin sağlanmasında tehlike sınıfının yanı sıra ilgili tehlike sınıfına giren işyerlerinin, faaliyet alanları ve çalışan sayılarına göre değişik gruplandırmaların yapılması da hakeza bir başka bir yol olabilecektir. Verilecek eğitim sonrasında başarılı olanlara bu yol açılarak mevcut işyerleri ve görevlendirilecek iş güvenliği uzmanları konusunda yaşanacak sıkıntı da bir ölçüde çözümlenebilir.

8. Nihai Hedefte İSG Yapılanmasının TMMOB Bünyesinde Odaya dönüştürülmesi

Yasanın çıkışında İş Güvenliği Mühendisi olarak yapılan tanımın daha sonra İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı olarak değiştirilmesi ve iki yıllık ön lisans mezunlarının da İSG Uzmanı olabilmeleri, İş Sağlığı ve Güvenliği mühendislerinin TMMOB Birliği içerisinde Oda olmalarını engellemiştir.

Bu uygulama “ İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ” adı altında alınacak 4 Yıllık üniversite eğitimlerini müteakiben mezun olacak ilk Diplomalı İSG Mühendislerinin Çalışma hayatına başlaması ile birlikte sona erdirilmeli ve ileri ki yıllarda tıpkı diğer mühendisler gibi İş Sağlığı ve Güvenliği de ayrı bir disiplin olarak yapılanmalı ve nihai hedefi TMMOB Birliği çatısı altında “ İş Sağlığı ve Güvenliği Mühendisler Odası” altında toplanmalıdır.

9. Denetimlerin sıklaştırılmalı, Yeni Denetim Mekanizmaları
Oluşturulmalı;

İSG uygulamalarını denetim korkusu ile yapan, kişisel koruyucu vererek, önlem panoları asarak bu yükümlülüğü yerine getirdiğini düşünen pek çok işyeri mevcuttur. Benzer şekilde, çalışanlar da kendilerine fazla güvenmekte ve İSG önlemlerini görmezden gelmektedirler. Bu durum eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermektedir. Diğer taraftan, denetim elemanlarının yetersizliği nedeniyle ancak şikâyet üzerine denetimlere yoğunlaşan bir kurumsal yapının varlığı ise, işveren ve çalışanları rehavete sürüklemektedir. Oysa uygulamanın yetersiz olduğu durumlarda, denetime öncelik verilmeli ve işyerlerinde İSG önlemlerinin uygulanmasında bilgilendirici ve yönlendirici niteliği ile denetimlerin yol gösterici bir özelliği olmalıdır. Bunun için de tüm işyerlerine aynı miktarda idari para cezası öngörmek yerine, sık aralıklarla ve sürekliliği olan etkin bir denetim mekanizmasının işletiliyor olması gerekir. Aksi takdirde denetim alanındaki boşluğu gören işverenlerin büyük bir kısmı İSG’ ne ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmede isteksiz davranacaklar veya hiç yerine getirmeyeceklerdir.

Bunun Devlet Denetimi asıl olmak ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bünyesinde yer alan İş Müfettişliği Kurumu her daim olmak koşuluyla, için Sivil Toplum kuruluşlarına da kendi mensuplarına bir takım iç mekanizmalarla denetleme yetki, görev ve sorumluluğu verilmeli, tespitleri Resmi Mercilere ( Örn. İş Teftiş Kuruluna bildirme vb. ) gibi yasal yaptırıma tabi tutulabilmelidir. Örneğin; OSGB Üst Kuruluşlarına, Federasyon, Konfederasyon, Ticaret ve Sanayi Odaları, Barolar, Noterler Birliği, Eczacılar Birliği, Sendikalara belirli ölçüde denetleme yetkisi verilebilir. Bu aynı zamanda Devletin yükünü de hafifletecektir.

10. Mevzuatın Hazırlanmasında Tarafların Ortak Aklından yararlanılmalı

İSGK ’n da pek çok konunun Bakanlıkça hazırlanacak yönetmeliklere bırakıldığı görülmektedir. Kanunun etkin uygulanmasını sağlamak amacıyla çıkarılan yönetmeliklerin hazırlanması sırasında herkes tarafından kolay anlaşıla bilirliği, ülkede uygulanabilirliği, iş kazalarını önlemede etkin olup olmayacağı ilk dikkate alınacak husus olmalıdır. Soyut ve anlaşılmaz ifadelerden uzak kalınmalı ve sık sık iptal edilme yönteminden vazgeçilmelidir.

Bu konuda Bakanlık Bürokratlarının sorumsuz ve bilinçsiz yaklaşımları nedeniyle, açılmış olan İş Güvenliği Uzmanlığı Sertifikasyon Okulları, kısa sürede mezarlığa dönüşmüş, bu konuda birlerce lira heba olduğu gibi, bu alanda yatırım yapan birçok iş adamı, müteşebbis milyonlarda lira zarara uğratılmıştır. ( 2 Yıllık eğitimler C belgesi alınması, C Belgesi olanların uzaktan 15 günlük eğitimle Yüksek Lisansa Belgesi alarak doğrudan B Sınavlarına girme hakkı tanınması, hiç İSG Uzmanlığı yapmamış kişilerin 5 Yıllık 10 Yıllık SGK Pirim ödemeleri ile B ve A sınıfı İş Güvenliği uzmanlık sınavlarına girmelerini sağlanması, ) Yüzlerce müteşebbis eğitim alanında çekmiştir.

Bunlardan birisi de 21 Yıllık İş Sağlığı ve Güvenliği alanında hizmet veren ve çalışma hayatında Duayen olan, bir çok İSG Mühendisini yetiştiren DETAM ‘ dır. Firma bütün bu oynak zemin nedeniyle sektörden çekilmiş, yılların deneyim ve No havı sektör adına yok olmuştur.

11. Ortak Merkezlerde birden fazla işyerleri için OSGB Hizmet Zorunluluğu getirilmelidir.

Birden fazla işyerinin bulunduğu yerlerde, İSG çalışmalarında koordinasyonun yönetim tarafından sağlanacak olması önemli bir düzenleme olmakla birlikte, bu tür işyerlerinde OSGB’ nin kurulmasını zorunlu tutmak daha olumlu sonuçlar verecektir.

Benzer faaliyetleri sürdüren işyerleri (iş merkezleri, alışveriş merkezleri, iş hanları ve sanayi bölgeleri gibi) için benzer riskler ve benzer güvenlik önlemlerinin alınması söz konusu olacağı için aynı iş güvenliği uzmanının, hizmeti koordineli bir şekilde ve daha etkin sürdürmesi sağlanabilecektir.

Gerekirse bu gibi yerler için belirlenecek Standartlar ölçüsünde İhale yöntemiyle hizmet satın alınmalı ihaleye girecek bir veya konsorsiyum halinde girecek iki OSGB Firmasına bütün işyerlerinin İSG Çalışmaları verilmelidir.
12. 4857 Sayılı Kanunla 6331 Sayılı Kanun Yeniden Birleştirilmeli

Her ne kadar 6331 Sayılı Kanunun Özel bir kanun olarak ele alınması bir takım taraflar olarak yeni bir şeymiş gibi ele alınarak destek verilmiş ise de, aslında konunun özünü bilen kişiler tarafından dile getirildiği üzere 4857 Sayılı İş Kanunun 77. Maddesinde sonra ki bölümün koparılarak bir başka ad altında toplanmasından başka bir şey değildir.

Bu yapılanma ile çalışma hayatının Ruhu ile Bedeni bir birinden ayrılmıştır. 4857 Sayılı İş Kanunda ele düzenlemesi bulunan Çalışma Süreleri, Ara Dinlenmeleri, Fazla Çalışma, Vardiya Çalışması, Yıllık Ücretli İzin, Hafta Tatili çalışması doğrudan İş Güvenliğinin sağlanması ile ilgili alt yapı zeminini oluşturur. Bu hususların işçi üzerinde ki etkisini bilmeden, İşçinin Sağlık ve Güvenliğini sırf teknik uygulamalar ile önlemek mümkün değildir. Çünkü bu günün iş kazalarının irdelenmesinde, Kazaların %98 oranında önceden alınması gereken tedbirler ile önlenmesinin mümkün olduğu bilinmektedir. Geriye kalan % 2 li kısım ise kaçınılmazlık olarak belirlenmiştir. Yani Olağan üstü durumlar ( deprem, afet vb) Yüzde 98 lik kısmın % 88 oranı ise İşçiden kaynaklanmaktadır. Yani “ Yapması gereken bir hareketi Yapmaması” “ Yapmaması gereken bir hususu yapması” gibi. Bütün bunları eğitimle sağlanabilmesi için verilecek eğitimlerin işçi üzerinde etki yaratması önem arz etmektedir.

Bu etkinliğin temelini de işçinin işyerinde ki psikolojisinin bilinmesi, onun çalışma hayatından kaynaklanan haklarını kullanması oluşturur. Bu nedenle İş Güvenliği Uzmanları Aynı zaman işyerinde İnsan Kaynakları Uzmanı gibi hizmet verebilmeli için İş Hukukun temelini oluşturan İş Kanunları hakkında yeterli ve yetkin bilgiye sahip olmaları gerekir. Bu bağlamda, İş Kanunu i bir çatı altında le İş Güvenliği Kanununun yine eskiden olduğu gibi iki bölüm halinde birleştirilmesin daha yararlı olacağına inanmaktayız.

13. OSGB Kurumlarının Oluşumuna Sınırlama Getirilmelidir.

OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri ) Yapılanmalarına da Yapı Denetim Firmaları gibi yetkinlik sağlanmalı, Taban ve Tavan ücretlendirme, Kurulma için alt yapı zorunluğu, kurulacak iller için sayı sınırlaması, sektörel faaliyet için aynı branşta İSG Uzmanı zorunluluğu, Kuruluşlarında belirli Sermaye Zorunluğu, İlk düzenlemede olduğu gibi kurucularda; A Uzman ( 10 Yıllık) ve İşyeri Hekimi ( 10 Yıllık) ortaklık (en az yüzde 30’ ar ortaklık bu kişilerde olmalı ) zorunluluğu getirilmelidir.

Dr. İbrahim OĞUR
İGUDER Yönetim Kurulu Başkanı
(E. Baş İş Müfettişi/A Uzman)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.